KUL HAKKINA GİRMEK NEDİR?

 

KUL HAKKI İLE İLGİLİ KUR’ÂN-IN MUHTEŞEM UYARILARI

 

KİM ZERRE KADAR BİRİNE ZARAR VERİRSE KARŞILIĞINI BULUR

 

Hûd Sûresi 85- Ey kavmim! Ölçüyü ve tartıyı tam olarak yerine getirin ve insanların mallarının karşılığını eksik vermeyin, çalmayın ve yeryüzünde zarar veren olmayın, fesat çıkaran olmayın.

Hicr Sûresi 3- Kendi çıkarları peşinde koşanları, kul hakkı yiyenleri, boş hayallerle avunanları bırak. Belki yakında bilirler.

Nisâ Sûresi 161- Onlar şahsi menfaat peşinde oldular ve onlar insanları hakikatlerden men ettiler ve onlar insanların mallarını gasp ettiler, insanları asılsız boş şeylere sürüklediler. Hakikatlerimizi görmezlikten gelip örtenler için, hakir bırakıcı sıkıntılar vardır.

Nisâ Sûresi 128- Kim kötülük yaparsa onun karşılığını bulur

 

Kul hakkı:

Bir toplumda kişilerle ilgili, ya da yaşadığı çevre ile ilgili varlığın yaşama, üreme, yer edinme,ona ait olan mal ile ilgili haklarını gasp etmek, zarar vermek kul hakkıdır…

 

Bunlara örnek verirsek;

Başkasına ait olan bir şeyi gasp etmek,

Başkasına iftira atmak,

Başkası hakkında yalan söylemek,

Kendi menfaati için başkalarına güzel görünmek, süslü konuşmak, yalan söylemek

Bir yere menfaat için gitmek

Toplumda bir kişiyi hor göstermek, küçük düşürmek,

Kişinin, malına ırzına göz dikmek

Başkasının malına zarar vermek, malını kötülemek,

Fitnelik yapmak, ikilik çıkarmak,

Kişilerin arasını açmak,

İnsanların inançlarını yok saymak,

İnsanları inançlarına göre ayırmak

İnsanların inançlarını küçük görmek

Yaratılmış bir varlığı kerih görmek, bir varlığa bilerek zarar vermek

İnsanların dedikodusunu yapmak, arkasından çekiştirmek

İnsanlara kötü mahlas, lakap takmak

Makam, saltanat peşinde olup birlerinin hakkını yemek

Çalmak, çırpmak, kendine ait olmayanı gasp etmek

Öldürmek, kavga etmek, dayak atmak,

Kalb kırmak, bağırmak, toplum içinde birine sesini yükseltmek,

Toplum içinde birini küçük düşürmek,

Toplum içinde kendini biliyor başkalarını cahil göstermek

Toplumda terör çıkarmak, kargaşalık çıkarmak,

Kişinin yaptığı hataya her seferinde dillendirmek…

 

Yetimim malına göz dikmek, gasp etmek

Devletin malı yetim malıdır, yani gelecekteki evlatlarımızın malıdır. Kıl kadarda olsa devletten bir şeyi üstüne geçirmek en büyük kul hakkıdır..

Birinin makamına göz dikmek, hakkı olmadığı halde kendini rüşvetle, torpille bir makama atattırmak,

İnsanların eksiğini aramak,

insanları alaya almak, kerih görmek

İnsanların özelini araştırmak ve bunu orada burada yaymak

 

Kur’ân, başından sonuna kadar adeta, kul hakkına girmeyin diye onlarca yerde uyarılar sunar…

 

Bir çok ayette belirtildiği gibi; kim, kıl kadar kul hakkına girerse muhakkak ki karşılığını bulur…

 

Kul hakkına giren;

Muhakkak ki huzur bulamaz

Hep stres içindedir

Her an korku içindedir..

Hep bir panik içindedir..

İçsel korkular içindedir..

Dilinde hep dedikodu, çekiştirme vardır

Hep dünya menfaati peşindedir,

Mal mülk, saltanat, şan şöhret peşindedir..

Hep birilerinden yararlanma peşindedir..

Şahsi menfaati olanları över,

Menfaat bulamadıklarını kötüler durur..

İnançlarında menfaat peşindedir..

İbadetlerini cennet,cehennem için yapar..

Dünyaya baktığında hep menfaat üzere bakar, eleştiri üzere bakar, hor hakir üzere bakar..

İnsanların giysilerine, namuslarına laf eder durur

İnsanların özellerini konuşur durur, eksiğini gediğini arar durur,

Kendini hep günahsız görür, başkalarını günahkar görür durur..

 

Tüm Resûl ve Nebi’ler yaşamları boyunca kul hakkı için mücadele etmişlerdir. Toplumda kötülük olmasın, kul hakkı yenmesin diye mücadele etmişlerdir…

 

Allah’a arif olan kıl kadar da olsa kul hakkına girmez, zerre kadar da olsa kimseye kötülük yapamaz..

 

HUCURAT SÛRESİ……..

11- Ey iman edenler, bir topluluk bir toplulukla alay etmesin, belki de o alay edilenler daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları alaya almasın, bekli de o alaya alınanlar daha hayırlıdır. Birbirinizin ayıbını aramayın, kötü isim, lakaplar takıp çağırmayın. İman ettikten sonra bölücü olan, bozucu olan ve pişman olup dönmeyen, işte onlar zalimlerdir.

12- Ey iman edenler, zanlardan çok kaçının. Muhakkak ki zanların bazıları sizleri fenalara sürükleyip günahkâr yapabilir. Bazınız bazınızın arkasından çekiştirmesin, dedikodusunu yapmasın, gizli yönlerini, hatalarını araştırmasın. Sizlerden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi? İşte tiksindiniz. Allah’a karşı gelmekten, fenalara düşmekten sakının. Muhakkak ki Allah hatalarını anlayıp pişman olanların tövbelerini kabul edendir, varlığı özünden var edendir.

13- Ey insanlar, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve halklar halinde, kabileler halinde çoğalttık, birbirinizi tanımanız, yardım etmeniz için. Muhakkak ki sizden kerem sahibi olan, Allah’a ait olan hakikatleri bilen, fenalara düşmekten sakınandır. Muhakkak ki Allah ilmiyle var edendir, tüm varlıktan hakikatlerini bildirendir.