GÖNÜL RÂHMİNDEN MUHAMMEDÎ ŞUUR DOĞAR

Gönül râhminden Muhammed doğar.

Gönlünü temizle, temizle ki gönlün Muhammedî şuura hamile kalsın.

Kadında iki râhim vardır.

Biri, bebeğin oluştuğu râhim.

Diğeri, gönüldeki râhim, gönüldeki râhim Muhammed bebeğinin doğacağı râhimdir.

Erkekte ise bir râhim vardır o da; gönülde Muhammed bebeğinin doğacağı râhimdir

 

Kim ki gönül râhminde hamile kalmış, gönlünde Muhammed bebeğinin oluşumu başlamış, o gönülden Muhammedî şuur doğmuşsa, işte o kimse, ister kadın olsun ister erkek olsun”İnsan” olmuştur, “Mümin” olmuştur.

 

İnsan olan, yani Mümin olan, yaşantısını Muhammedî şuurla geçirir.

Tevbe Sûresi 14:……ve yeşfi sudûre kavmin muminîn

Meâli: ……Mümin kimselerin gönüllerinde şifa veren hâl vardır.

Mümin olan kişi; her an, çevresindeki herkese şifâ veren haller sunar.

Onun bir sözü, bir bakışı, bir davranışı, sıkıntıları unutturuverir.

 

Gönül evini temiz eyle, temiz eyle ki orada Muhammed bebeği oluşacak.

Gönlünü temizle ki o temizlenen gönül ilâhi mesajları alacak.

 

Temiz eyle ki, ilâhi mesajları alan gönülde Muhammed şuuru doğacak.

Tûr Sûresi 1- İlahi mesajları alan o gönüle.

 

Nasıl ki, kadının râhminde ayda bir temizlik olur ve orada bebek için zemin hazırlanıyorsa, işte bize de işaret edilir ki, kişi gönlünü temiz eylemeli ki, gönül râhminde Muhammed bebeği tutunup gelişsin.

 

Ana râhminden doğan bebek, gün gelir zalim olabilir.

 

Gönül râhminden doğan er bebek ise zerre kadar zulüm üretmez.

Gönül râhminden doğan Muhammed âlemlere rahmet olur.

 

Enbiyâ Sûresi107- Seni âlemlere rahmet olmaktan başka bir şey için göndermedik.

 

Gönlünden Muhammedî şuur doğan kişi;

Çevresine hep rahmet akıtır.

Çevresinde ki her sıkıntıyı gönlünde hisseder ve onlara çareler arar.

O, ister ki; sıkıntılar, acılar bitsin

O, ister ki; huzur, mutluluk, sevgi, yardımlaşma, paylaşma olsun.

Onun her hâli şifâ verir.

O, gönüllere rahatlık, huzur, sabır, mutluluk verir.

O, sıkıntıları unutturur.

 

Kadının ay hâli dediğimiz olay, bir bebeğin ana râhminde tutunup gelişmesi için, tertemiz bir zeminin hazırlanma olayıdır.

 

Kadın hamile kaldığında, doğum oluncaya kadar ay hâli olmaz.

 

Ay hâlinin devam etmesi demek, biyolojik anlamda kadının yumurtasının sperm ile aşılanmadan ölmesi demektir.

 

Her ay hâlinde akan kan, râhim içinin tekrar tekrar temizlenmesi anlamına gelir.

Eğer sperm ile yumurta döllenirse, artık ay hâli olmaz ve o râhimde bebek doğuncaya kadar büyür, gelişir ve yaklaşık 9 ay sonra doğum gerçekleşir.

 

Nasıl ki bir kadın hamile kaldığında ay hâli artık olmaz ise, yani kirli kan akmaz ise, gönlünde de ilâhi şuur tecelli edenin, Muhammed ilmine hamile kalanın, dilinden, halinden, davranışından zerre kadar zararlı kötü bir söz, bir hâl açığa çıkmaz.

Çünkü gönül artık, Muhammed bebeğini taşıyordur.

 

Gönlü kirli olanın; kibirli halleri vardır.

Gönlü kirli olan kişi her dâim;

Kibir içinde,

Fesatlık içinde,

Dedikodu, çekiştirme içinde,

Dünya malına tamah içinde,

Para, mal-mülk, şan-şöhret düşkünlüğü içinde,

İsyan, moral bozukluğu, stres içinde,

Kimini hor görme, kimini yüce görme, gibi hallerin sıkıntıları içinde yaşar durur.

 

Gönlü kirli olanın gönlü, ay hâli geçirmelidir.

Yani kişinin gönlü temizlenmelidir.

 

Çünkü gönlü temizlenmeyen kişinin gönlünde, Muhammed şuuru tecelli etmez.

Yani gönül temizlenmeden, gönül râhminde Muhammed bebeği gelişmez.

 

Gönlü ilmî-Muhammed’e hamile kalanın temizlenmesi başlar.

 

Gönülde Muhammed şuuru geliştikçe, büyüdükçe, artık o gönülde zulme sebep verecek hiç bir düşünce, hâl kalmaz.

 

İşte, kadının ay halinin olması; bir bebeğin oluşması için râhim içinde tertemiz bir zemin hazırlanma olayıdır.

 

Gönülde de ay halinin olması; yani kibirden, kötü hâl ve düşüncelerden arınılması, o gönülde Muhammed bebeğine tertemiz gönül hazırlanması demektir.

 

Kadınlar ay halinde Kur’ân okuyamaz, diye iddia edenler şu ayeti delil gösterirler.

 

Vakıâ Sûresi 79: Diyanet: Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

Tevhîd-i Kur’ân Meâli: 79- Ancak tertemiz olanlardan başkası ona temas edemez, onu anlayamaz.

 

Aslında dikkatlice incelediğimizde, gönlü kirli olan kişi, ilâhi mesajları alamaz, okuyamaz, anlayamaz hakikati belirtiliyor.

 

Yoksa burada kastedilen, kadının ay hâli durumu değil, gönlü kirli olma durumudur.

Gönlünde her türlü kötülük, fesatlık, kibir olan kişi, ilâhi hakikatleri anlayamaz, Kur’ân’ın mânâsına eremez.

 

Allah, kadını, kendine mahsus olan râhim sıfatını taşır bir şekilde yaratmıştır. Bu bizi çok derin düşündürmelidir.

Binlerce yıldan beri kadını insan yerine koymayan inanç gruplarına en büyük tokat bu düşünce olsa gerek.

 

Evet anlıyoruz ki, kadının râhminde doğan bebek gün gelir zalimlik yapabilir.

Lâkin, gönül rahminden doğan Muhammedî şuur, zerre kadar kötülük üretmez.

Sperm yumurtayı döller, bebek doğar.

İlâhi mesajların bilgileri, temizlenmiş gönüllerde Muhammedî şuuru döller ve Muhammedî hâl doğar.

 

İnşAllah gönül râhmimizi temizleyenlerden oluruz.

İnşAllah gönül râhmimizden Muhammedî şuur doğar.

Gönül râhminden layıkıyla Muhammedî şuur doğmuş tek insan olan, tek mümin olan Hazreti Muhammed’e selam olsun.