LÜTFEN İÇİNİZDE KİN TUTMAYIN, AMA HAZRETİ MUHAMMED’E VE AİLESİNE, TORUNLARINA YAPILAN ZULMÜ UNUTMAYIN

 

Muharrem ayı 10. günü olan yani Âşur-e günü nedir?

Lütfen içimizde kin tutmayalım, öfke nefret barındırmayalım.

Çünkü kin, nefret, kavga, öfke gibi duygular kâinatı “Oku”mada, varoluşu ve varedeni anlamada en büyük engeldir.

 

Ama gerçekleri unutmayalım ve neden bunların olduğunu çok iyi düşünelim…

Zuhrûf Sûresi 22- Bilakis, dediler ki: Biz atalarımızı bir inancın yolu üzerine bulduk ve biz onların gösterdikleri yol üzere, onların adetleri üzere oluruz.

 

Neden Hazreti Muhammed’i Mekke’de öldürmek istediler?

Neden Medine’de de öldürmek için saldırdılar?

Acaba en sonunda zehirleyipte mi öldürdüler?

 

Neden Hazreti Fatıma’nın ölümüne sebep oldular?

Neden Hazreti Ali’yi öldürdüler?

Neden Hazreti Hasan’ı zehirleyip öldürdüler?

Neden Hazreti Hüseyin’i ve 72 yakınını kerbela’da acımasızca öldürdüler?

 

Hazreti  Muhammed iki torununu kucağına alıp ağladı, onların başına ne geleceğini biliyordu…

Hazreti Ali’ye başına gelecekleri söyledi, kendine dikkat etmesini, siyasal kavgalara girmemesini, halifelik kavgalarından uzak durmasını tavsiye etti.

Yalnızca “Tevhîd” için mücadele etmesini tavsiye etti.

Fuzuli kerbela-yı gözyaşları dökerek yazdı, Hazreti Hüseyin’e yapılan saldırıyı yazıya döktü.

’’Düştü Hüseyin atından Sahra-i kerbela’ya,

Cibril koş haber ver Sultanı Enbiya’ya’’

Hakikatler, atalarının inancından gelenleri hep rahatsız etmiştir.

Çünkü atalarının inancından gelenler, kendi anne babasından öğrendiklerini Din bilirler ve başkalarının inancını kabul etmezler, kendilerini Müslüman diğerlerini kâfir görürler..

 

Hâlâ bu durum hiç değişmeden devam etmiyor mu?

 

Hâlâ anne babamızın ya da onların anne babalarından öğrendiğimizi Din diye bilmiyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle bir Din, inanç içinde olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle Müslüman, İsevi, Musevi olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle Sunni, Alevi, Bektaşi, Caferi vs …olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle mezhepler içinde olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle bir ibadet içinde olmuyor muyuz?

Ve kendimizin yolunu doğru kabul edip, diğerlerini öteki görmüyor muyuz?

Peki nedir Hakikat?

Allah’ın tüm insanlara sunduğu evrensel hakikat nedir?

Hazreti Muhammed ve ailesi neden saldırıya uğradı, neden acımasızca öldürüldüler?

Neden Hazreti İsâ’yı çarmıha gerdiler?

Neden Hazreti Mûsâ Mısır’dan kovuldu, öldürülmeye çalışıldı?

Neden Resûl ve Nebî dediğimiz o Kâmil insanlar zulme uğradılar?

Kerbela’da Hazreti Hüseyin neden Muharremin 10. günü şehit edildi.

Muharrem ayı kimin kutsalıydı?

Emevi Halifesi Muaviye-nin oğlu yezid, neden Hazreti Hüseyin’i Muharremin 10.günü yani Âşure günü denilen gün öldürttü.

Ve iki bayramı bir arada kutladık dedi?

Emevi vâlisinin kendisi de Hazreti Ali’yi bir planla öldürtmedi mi?

 

Âşure günü yani Muharrem ayının 10. günü neden kutsaldı?

Cafer’i Sadık-tan şöyle bir nakil vardır:

 

Hazreti Hüseyin’in kesik başı, Emevi halifesi muaviye’nin oğlu olan yezid’in huzuruna getirilir.

Ki yezid de babasının yerine halife olmuştur.

Hazreti Zeynel Abidin ile, Hazreti Ali’nin kızı Hazreti Zeyneb’i de meclise getirdiler.

Zeynel Abidin’in elleri ve ayakları zincirlerle bağlı idi.

(Bi rivayette de Zeynel Abidin burada yoktu. Yalnızca Hazreti Zeynep vardır.

Zeynel Abidin, Hazreti Hatice annemizin kabilesi olan Evs ve Hazrec kabileleri olan Türkmen kabilelerinin atlıları tarafından Kerbela-dan bir gece gizlice alınıp Horasan-a götürüldüğü aktarılır.

 

Başka bir rivayet de ise; Hazreti Muhammed’e yakın bir Musevi ailenin Zeynel Abidin’i sakladığı aktarılır.

 

Bunlardan en gönle uygun olan Türkmen atlıların Zeynel Abidin’i Horasana götürdüğüdür.

Çünkü Tevhîd, Horasandan yayılmaya devam etmiştir. Horasan erenleri dediğimiz kâmil insanlar oradan yayılmışlardır)

(Eğer Zeynel Abidin’de Kerbela-da olsaydı o da acımasızca öldürülürdü. Çünkü orada çocuklar dahil 72 masum öldürüldü ve kafası kesildi. Bu nasıl bir kin, nefret lütfen düşünelim)

Hazreti Hüseyin’in mübarek başını kestirten yezid daha sonra 18 ehli beytin başını önüne getirtti ve Hazreti Zeynep’i huzuruna getirterek Hazreti Zeyneb’e: “Babanı öldüren Allah’a hamdolsun, Allah, senin ehli beytini ne hale getirdiğini görüyor musun, dedi.

Hazreti Zeynep, yezide: Onlara nasıl kıydın, sen zalimsin, dedi.

Yezid: Onları Allah öldürdü. Fâili Allah’tır dedi.

Evet. kendini Müslüman sayan o günün müşriklerinin Din ve kader inancı buydu: Allah ezeli kaderde ne yazdıysa o olur inancını taşıyorlardı, aynen anne babalarından öğrendiği şekliyle inanırlardı.

 

O günün insanları da, Dinlerine, ibadetlerine çok düşkündüler.

Bunu İbn Habîb’in, Muhabber kitabında görüyoruz.

“ Çünkü namaz Mekke’lilerin bildiği bir şeydi “(Ebu Muslim).

Amr bin Hişam da ( Ebu Cehil diye bilinen kişi), Ebuzer Gifari de cahiliye döneminde namaz kılmaktaydılar.

Hazreti Muhammed’in çağrısı neydi ki birini can düşmanı diğerini can dostu yaptı?

Sadece namaz değil; hacc, oruç, abdest, gusl, cenaze namazı, cuma toplantısı (yevmul arube, arabların günü) kırkta bir zekat, kısas, el kesme, sopa vurma, bir Allah’a inanma, Adem’i, Nuh’u, Hud’u, İbrahim’i, İsmail’i, Hacer’i saygıyla anma, örtünme, sakal, cübbe, sarık vs. bugün İslam’da ne kadar ritüel (nusuk), ahkam, şekil, şemal ve itikat varsa hepsine sahipti o günün Arapları.

Yine kitaptan:

Putperestlerde günde 5 vakit namaz kılarlardı

Şaharit namazı: Sabah Namazı

Musaf namazı: Öğle Namazı

Minha namazı: İkindi Namazı

Neilat Şerarim namazı: Akşam üstü namazı

Maarib namazı: Gece namazı, Akşam Namazı

Evet, Muharrem ayının 10.günü yani Âşur-e günü Hazreti Hüseyin ve yakınları katledildi.

Bu neden yapıldı lütfen iyi düşünelim.

Kerbelayı yaptıranın babası da Hazreti Ali’yi ve Hazreti Hasan’ı ve onlarca Hazreti Muhammed’i sevenleri öldürtmüştü.

Büyük annesi Hind de Hazreti . Muhammed’e olan kinini hiç kaybetmemiş, Uhud savaşında Hazreti Hamza’yı mızraklatmış ve karnını yarmış organlarını parçalamıştır.

Hindin babası olan İbni Ümeyye ve kardeşleri oğulları da Hazreti  Muhammed’i Bedir de öldürmek için saldırmıştı.

Neydi bu kin, neydi bu nefret

Neydi bu acımasızca olan ölümüne saldırı..

Lütfen düşünelim, lütfen araştıralım…

 

Yazının bir bölümünü tekrar yazmak istiyorum.

Zuhrûf Sûresi 22- Bilakis, dediler ki: Biz atalarımızı bir inancın yolu üzerine bulduk ve biz onların gösterdikleri yol üzere, onların adetleri üzere oluruz.

Hakikatler, atalarının inancından gelenleri hep rahatsız etmiştir.

Çünkü atalarının inancından gelenler, kendi anne babasından öğrendiklerini Din bilirler ve başkalarının inancını kabul etmezler, kendilerini Müslüman diğerlerini kâfir görürler..

Hâlâ bu durum hiç değişmeden devam etmiyor mu?

Hâlâ anne babamızın ya da onların anne babalarından öğrendiğimizi Din diye bilmiyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle bir Din, inanç içinde olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle Müslüman, İsevi, Musevi olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle Sunni, Alevi, Bektaşi, Caferi vs …olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle mezhepler içinde olmuyor muyuz?

Anne babamızdan öğrendiğimiz şekliyle bir ibadet içinde olmuyor muyuz?

 

Ve kendimizin yolunu doğru kabul edip, diğerlerini öteki görmüyor muyuz?

Peki nedir Hakikat?

Allah’ın tüm insanlara sunduğu evrensel hakikat nedir?

Anne babamızdan ya da katıldığımız guruplardan gelen inanç sistemi mi?

Allah’ın “Oku”emriyle tüm kâinat-dan sunduğu evrensel bilgilerle gelen iman sistemi mi?