YÂ’KÛB VE 12 OĞUL BOYUTU

 

Bil ki tüm âlem sendedir.

Bil ki tüm âlemin nice sırrı hep sendedir.

Uzakta arama, aradığın her sorunun cevabı sendedir.

 

Allah nedir diye merak mı ediyorsun?

Dön kendine, Allah dediğin, her nefeste, her an sendedir.

 

Resûl, Nebî, Melek, Cennet, nice boyut hep sendedir.

Cin, İblis, Şeytan, Cehennem denilen şeyler hep sendedir.

 

Geçmişin sırları, geleceğin sırları hep sendedir.

Sen sende gizlisin, senin tüm sırların sendedir.

 

Sen bir ağaçsın, bir tohumdan geldin, bir tohuma gidiyorsun.

Gel beden ağacını oku.

Gel geldiğin tohum boyutunu anla.

Gel senden açığa çıkacak tohumun ne olduğunu anla.

 

Gel dön kendine, kendini incele, kendini tanı, kendini “İkrâ” oku.

 

Yâ’kûb Yûsuf bil ki sendedir.

On iki oğul sırrı hep sendedir.

 

Kenan diyarı, Mısır şehri, bil ki hep sendedir.

 

Nice boyut ve nice boyutun her bir sırrı hep sendedir.

Resûl Nebî boyutları hep sendedir.

 

Gel, Yûsuf sırrını bir düşün?

Gel, Yûsuf gibi beden kuyusuna düş ve irfâniyet yolculuğun başlasın.

Gel, sana uzatılan eli tut ve Cân şehrine olan yolculuğun başlasın.

 

Gel, kişideki Yâ’kûb boyutu ve 12 oğul boyutu nedir, bir düşün?

 

Yâ’kûb un yaşadığı “Kenan” diyarı nedir?

Yûsuf’un gittiği “Mısır” diyarı nedir?

 

Kenan diyarı, kişinin yaşadığı Dünya boyutudur, vücud boyutudur.

Mısır diyarı, kişinin tenini tutan Cân boyutudur, kişinin geldiği öz boyutudur.

 

Yâ’kûb, kişinin idrak boyutudur, yani kalb boyutudur.

Yûsuf, kişinin Cân boyutudur.

 

Ya’kûb: Kûb kelimesinden gelir.

 

Kûb: Vuran, vurucu, döven, çalan, kapıyı çalan, manevi deryanın kapısını çalan, kapıya vuran, can şehrinin kapısına vuran, sonradan gelen, topuk tutan, gibi anlamlara gelir.

 

Tevrat’ta: “Rahîmde kardeşini topuğundan tuttu” (Hoşea, 12/3) ayeti vardır.

“Topuğundan tuttu”; Rahîmiyet yolu üzere oldu, Hakk’ın yolu üzere oldu, takip etti, izi üzere oldu, güçlü delillere sarıldı, gibi anlamlara gelir.

 

Sümer dilinde “Kup” Kop, git anlamına gelmektedir.

Burada ki git, hakikate gitmek, yol almak anlamında olabilir. Tenden Cân’a yol almak

 

Yâni Yâ’kûb’dan murad:

Hakikatlerin idrakiyle oluşan “Kalb” boyutudur.

Kişinin hakikati arayış ve kendi vücuduna dönüş boyutudur.

Kişinin kendini bilme irfâniyetidir.

 

Ken’an-Kün’an diyarı nedir?

Ken’an-Kün’an diyarı: Kesret âlemi, dünya, yaşam yeri, ten şehri, sûret boyutu anlamlarına gelir.

 

Ken; Kün kökünden gelir.

Kün: Oluş, ol, ol emri, var oluşun olduğu yer,

Ye kün: Oluyor, olup durmakta, işleyiş, toptan, hepsi, yaşam yeri,

 

Nahl Sûresi 40: “كُن فَيَكُونُ “kûn fe yekûn”

 

Anlıyoruz ki “Ken’an-Kün’an” diyarı; Dünya boyutudur.

İdrak boyutu olan, şuhûdî âlem olan, görünen bu âlemdir,

Sûret boyutu, ten boyutudur.

 

Nûh’un kıssasında Nûh’un gemiye binmeyen oğlunun adı da “Kenan” dır.

Yani Dünya-Sûret-Eşya boyutunda kalan, hakikatlere adım atamaz.

 

İşte, Kenan diyarından maksat; sûret boyutu, toprak boyutu, beşer boyutu, Dünya boyutudur.

 

Mısır diyarından murad; Cân boyutudur.

 

12 oğul; kişideki 12 şuhûdî boyuttur ve bu boyutların idraki doğuşudur.

12 oğul; kişinin 12 şuhûdla Hakk’a arif olmasıdır.

 

Oğul; doğuş anlamındadır.

 

Yâ’kûb’un 12 oğul sırrı

Musâ’nın taşa vurmasıyla 12 pınarın akması.

Mûsâ’nın Nil’e asasını dokundurmasıyla açılan 12 yol

Yunan Mitolojisi’nde 12 tanrı

İsrailoğulları’nın 12 kabilesi.

Mısır şehrinin 12 kapısı

İsâ’nın 12 havarisi

12 imam sırrı

“Lâ İlâhe İllâ El Hû” Arapça 12 harf.

Hep bu hakikati anlatmak için işaret edilmiştir.

 

Bakara Sûresi: “Fe enfeceret minhu ‘isnetâ aşreta’ aynen”

“Böylece Mûsâ onlara, on iki delil üzere her varlığın aynı özden geldiğini anlattı.”

 

A’râf Sûresi 160:… “Böylece onlara on iki delil ile her varlığın aynı özden geldiğini anlattı.”….

 

Yâ’kûb’un 12 oğul boyutu:

 

Oğullar: Ruben, Yehûdâ, Levi, Naftali, Dan, Aşer, Şimon, Zevulun, İsâhar, Gad, Yûsuf, Benyamin

 

Peki nedir bu 12 oğul’un vücud’daki karşılığı?

 

Ruben:

Yakub’un ilk doğan oğlu “Ruben” dir.

Ruben, vücud boyutudur.

Yani kişi ilk olarak, kendi vücudunu anlamak ister.

Kişi vücuduna bakar, “nereden geldim, ben kimim” gibi sorularla, kendini tanımak ister.

İşte bu sorgulamayı yapan kişinin yolculuğu başlamıştır.

Bu yolculuk kendini bilme yolculuğudur.

 

Ruben: Rab kökünden gelir, oğul, ilk oğul, ilk doğuş, Rabb den gelen doğuşlar, vücudun Rububiyet boyutu.

Kişinin vücud boyutudur. Vücud’daki tecelliler boyutudur.

 

Yehûdâ:

Hûdâ isminden gelir.

Hidayet yolu üzere olmak, demektir.

Kendinde ki, “Hûdâ” boyutuna ulaşmak.

Gösterilen yolda giden, Hakk yolunda giden, Hidayet bulan. Hakk’ın dosdoğru yolu üzere hareket eden.

Yani kişide ki hidayet boyutu, kendi vücud boyutundan hakikate yol bulmaktır.

 

Levi-Lewi:

Lwy kökünden gelen lāwin; ışık, alev, ışığın akışı, katılmış, döne döne, kendini anlamak için kendini inceleyen, kendini keşfeden.

3 irfaniyete ulaşmak, 3 makamın doğuşu, İlâhî ışık boyutu. Aşk boyutu.

 

Napftâli:

Neftâli, göreşim, yenen, güreşen, güçlü olan,

Batılı yenen, zalimi yenen, hevâsından geçme boyutu

 

Dân:

Dâvayı gören, ara bulan, ilahi sesi duyan, yargı, yargıç, hakk ile batılı ayırma boyutu.

 

Âşer-Asher:

Mutlu, huzurlu, müjde getiren, ona tamamlamak, irfâniyete ulaşmanın huzuru boyutu.

Hakiketlerin müjdesi.

 

Şimon- Simeon:

İşitti, duydu, Can’dan gelen seslenişi duyma boyutu.

Kendindeki seslenişle tanışma boyutu.

Seslenenin sesine uyma boyutu.

Her varlıktan Hakk’ı işitme boyutu.

 

Zebulun-Zevulûn:

Onurlanmak, Erdemli yaşam, onurlu yaşam, kâmilce davranışlar, Kemâlat boyutu.

 

İsâhar, İssakar-Issachar:

Hazreti İsâ’nın adı da buradan gelir.

Kişideki Rûh boyutudur.

Öz, Can, Tin, Ödül, lütuf,

Kendine ait olanı sevdiğine vermek, yâni vücudunun sahibini bilip, vücudu Hakk’a teslim etme boyutu.

Vücudu çarmıha asmak, yâni fenafillah boyutu.

 

Gad- Cad:

Uğurlu, bereket getiren, Halk’ta Hakk’ı görme boyutu

Eşyanın ardını görebilme boyutu.

 

Cadı kelimesi de buradan gelir.

Cadı: Bereketsiz, uğursuzluk getiren,

Yâni makamdan düşmüş, sûrette kalmış, sîretten kopmuş, hortlak olmuş, anlamındadır.

Yâni varlığın eşya boyutunda kalmış.

Kendi cehalet karanlığında kalmış, zalimleşmiş, kibre düşmüş.

 

Yûsuf: Yüsüf:

Saf yüzlü, saflaşmış, inleyen, ah eden, inilti, masum yüzlü, güzel yüzlü.

Yûsuf’dan murad: Cân boyutudur.

 

Yusuf-Joseph-Yösef: Arttırsın, verimlilik, irfâniyetin doğuşu, saflaşmak, saflaşmakla gelen irfâniyet.

 

İbrânice yūseph: Arttırır. “Allah arttırır” Feyz bulmuş.

Kendindeki Hakk’ın tertemiz yüzüne ulaşmış olan.

Cemâle ulaşma boyutu, Can şehrine vuslat boyutu.

Cemâlullah boyutu.

 

Benyamin:

Sağlam el, sağlam bina, sağ tarafın oğlu, sağ elimin oğlu, muhkem, sağlam, gönül evi.

Yâni Gönül boyutu.

Kişi hakikatleri idrak ettikçe, kendine ârif oldukça gönül evini oluşturur.

Gönül evinde Hakk’tan gayrı düşünce olmaz.

Kişi artık gönlüyle bakar, gönlüyle hareket eder.

İşte buna “Gönül ehli” denir.

 

Cân boyutuna 12 kapıdan geçilir.

12 kapıdan geçen Hakk’la Hakk olur.

12 kapıdan geçen “semme vechullah” sırrına erer.

 

Bakara Sûresi 115:

“fe eynema tuvellu fe semme vechullah”

“nereye dönersen dön her yer Allah’ın yüzüdür”