NE EKERSEK ONU BİÇERİZ

Ne yaparsak yapalım, elbet karşılığı vardır.

Atalarımız ne güzel sözler miras bırakmışlar:

“Ne ekersen onu biçersin”
“Keskin sirke küpüne zarar verir”
“Hiddetle kalkan, nedâmetle oturur”
“Kişi, başkası için kazdığı kuyuya, kendi düşer”
“Aklında ne varsa hâlinde o vardır”
“Gönlü kirli olanın, hâli kirli olur”
“Gönlünde kibir olan, şeytanla arkadaş olur”
“Komşunun tavuğuna göz dikenin, elinden kazı gider”
“Sofraya ne korsan, onu yersin”
“Tekeri eğri olanın, izi eğri olur”
“Aşksız kişinin kalbi ölü olur”

Böyle onlarca mesaj göndermişler.

Tarlamıza ne ekersek onu biçeriz değil mi?

Buğday tohumu diksek buğday, karpuz tohumu diksek karpuz, nohut tohumu diksek nohut alırız.

İşte, insanın tarlası olan aklına ve gönlüne ne ekiliyorsa, zamanı gelince o ortaya çıkıyor, o hâle dönüşüyor.

Aklımızı ve gönlümüzü, neyle meşgul ettiğimize dikkat etmeliyiz.

İnsan ne yaparsa yapsın, muhakkak ki karşılığını görür.

“Fe men yamel miskâle zerretin hayren yereh ve men yamel miskâle zerretin şerren yereh” Zilzal Sûresi 7-8

Meâli: “Kim, zerre kadar iyilik yaparsa onun karşılığını görür ve kim, zerre kadar kötülük yaparsa onun karşılığını görür.”

Adalet üzere, iyilik üzere davranan, karşılığını bulur

Kötülük, zulüm üzere davranan da, karşılığını bulur.

Kimse kimseyi kandıramaz, kandıran kendini kandırır.

Kötülük yapan, kendine kötülük yapar.

İyilik yapan kendine yapar.

Kim ne yaparsa karşılığını bulur.

Kim birine zulüm ederse, muhakkak ki karşılığını bulur.

Kim birine haksızlık ederse, o kişi kendi azabının içine düşer.

Allah şaşmaz adaletini, insanın vücuduna gizlemiştir.

İyilik içinde olan kişinin beyni farklı çalışır, hormonları farklı salgılanır.

Kötülük içinde olan kişinin beyni de farklı çalışır, hormonları da farklı salgılanır.

İyi insanın alacağı karşılık; sevgi, huzur, mutluluktur.

Kötülük yapan insanın alacağı karşılık; panik, huzursuzluk, sevgisizlik, geçimsizlik, öfke, hiddet, kavga durumudur.

Kötülük yapan kişi, asla içsel huzura ulaşamaz.

Unutma kardeşim, ne yaparsan yap, karşılığı mutlaka sunulur.

Unutma kardeşim, cennet de cehennem de vardır.

Her ikisi de, senin yaptıklarına karşılık, senin vücudunda oluşur.

Ve sen, yaptıklarının karşılığı ile oluşan, o yapının içine girer ya huzurlu olursun ya da kendi kendini yakar bitirir, huzursuz olursun.

Gel kardeşim, cenneti de cehennemi de sen oluşturuyorsun.

Gel kardeşim, yaptıklarını muhasebe et ve kendini sigaya çek.

Bil ki Din adına anlatılanların hepsinin karşılığı vardır.

Ama senin anladığın gibi mi, yoksa hakikati bambaşka mı bir düşün.

Kur’ân baştan sona iyi insan olmamızın yolunu sunar.

Kur’ân:
Edindiğiniz bilgilere dikkat edin,
Bâtıl bilgilerle oyalanmayın, hurafelerle oyalanmayın,
Kötülük yapmayın, kötü sözler söylemeyin, kötülük düşünmeyin,

Kimseye zulüm etmeyin,
Birbirinizin arkasından konuşmayın, çekiştirmeyin,
Kimseyle alay etmeyin, kimseyi hor görmeyin,

Adalet üzere olun,
Kul hakkı yemeyin,
Birbirinize yardım edin,
Sevgi ve merhamet üzere hareket edin,
Gibi onlarca ayet sunar.

Hep bunlar, bizlerin iyi insan olması içindir.
İyi insanın alacağı karşılık, sevgi, huzur, mutluluktur.

Birine kötülük yapan kimse, öncelikle kendi vücudunda karşılığını bulur.

Birine kötülük yapanın yaptığı asla yanına kalmaz, çünkü o yaptığını vücuduna yazmıştır ve vücud karşılığını ona sunar.

“Ne ekersen onu biçersin” atasözümüz bunun için söylenmiştir.

Bir kulun hakkını yiyen, tüm kulların hakkını yemiş gibi olur.

Kim, biri hakkında bir kötülük düşünse, anında karşılığını bulur.

Zaten kötülük düşünen, Allah sevgisinden uzaklaşır, bu bile en büyük ceza değil midir?

Vücudumuz, yapılan iyiliklere ve kötülüklere, hormonlarıyla, enerji salımıyla, beynin çalışmasının durumuna göre anında karşılık verir.

Gel kardeşim! Çok iyi düşünelim.

Huzursuzluğun ve huzurun kaynağı nedir diye?

Bu dünyada huzur mu önemli, huzursuzluk mu diye?

Hepimiz kuluz, hatalar yapabiliriz.
Ama bir bak bakalım, hatalarımda kasıt var mı diye?

Dünyada yaşam amacımız nedir, gel düşünelim?

Cennet nedir, cehennem nedir düşünelim?

Cennet denilen, yapılan iyiliklere karşı sunulan içsel huzur olabilir mi?

Cehennem denilen, yaptığımız kötülüklere karşı sunulan huzursuzluk olabilir mi?

Gel kardeşim, beynimize ne ekiyoruz dikkat edelim.

Gönlümüzü ne ile kirletiyoruz dikkat edelim.

Ve bilelim ki, Hazreti Mûsâ’nın Tûr Dağı kıssasında, ayağından çıkardığı nalınları ve bıraktığı asası, gönlün ve aklın temizlenme mesajıydı.

Dünyaya olan esaretin, hırsların, benliğin, makam, saltanat beklentisinin, gönlü nasıl kirlettiğinin mesajıydı.

Akıldaki bâtıl bilgilerin, aslı olmayan şeylerin, aklı nasıl esir aldığı ve kötülüklerin nasıl ortaya çıktığı mesajıydı.

Gel kardeşim, beynimize ne ekiyoruz dikkat edelim.

Gel kardeşim şuurlu olalım.

Söylediğimiz olumlu ya da olumsuz bir söz bile, nelere kapı açıyor ya da hangi kapıları kapatıyor ince ince düşünelim.

Ve unutmayalım ki “ne ekersek onu biçeriz”.