HIDIRELLEZ- HIZIR VE İLYAS

Hıdrellez sırrı; Hızır ile İlyas’ın buluşmasıdır.

Gel kardeşim!
Hızır ile İlyas’ın buluşması nedir anlayalım.
Hızır’ı bulalım, İlyas ile yol alalım.
Hızır ile İlyas’ın buluşmasına erelim, irfân bulalım.

İlyas, Ba’l putunu kırandır.
Hızır, Ba’l putunu kırdırandır.

Gel kardeşim!

Öncelikle kendindeki Ba’l putunun ne olduğunu anla.
Gel o putu nasıl kıracağını anla.

Gel, Hızır ile buluş.
Tut onun elinden.
İlyas’ın sırlarına eriş.

İlyas ile buluş.
Sarıl onun yoluna.
Hızır’a eriş.

Hızır’a eriş ki:
Kuru gönül toprağın yeşermeye başlasın.
Hakikat yolunda gönlün canlanmaya başlasın.
Ölü gönlün dirilmeye başlasın.
Kâf Dağı’nın ardında olan “Ab-ı hayat” deryasına ulaşasın.

Gel İlyas ile tanış.
Gel onun sayesinde Ba’l putunu kır.

Gel, benlik iddiasından vazgeç
Gel, Allah’a ait olan vücûda benim demekten vazgeç.
Gel, vücûdun asil sahibine teslim ol.
Gel, ölü gönlün dirilsin.

Bil ki Hızır’a erişen huzura erişir.
Bil ki Hızır’a erişen Hakk’a karışır.

Gel düşünelim:

Nedir Hızır?
Nedir İlyas?

Hızır, hıdır, hadr; yeşillik, yeşillenme, yeşerme, yaşam bulmak, doğuş anlamındadır.

Yaşam bulmaktan maksat, insan gönlünün hakikatlerle buluşmasıdır.

Kur’ân’da, El Yasa ile İlyas’ın yazılımı, “Yâsâ” kelime kökünden gelir.

Saffat Sûresi 130: “سَلَامٌ عَلَى إِلْ يَاسِينَ” Selâmun alâ İlyas

En’âm Sûresi 86: El Yasa: ” وَالْيَسَعَ “

Varlığın var oluş yasaları dört anasırdan oluşur.
Bunlar; Toprak, Su, Hava, Ateş’tir.

Yaşam bu dört anasırdan oluşur.

İlyas, dört anasırın bir yerde buluşmasıdır.

Ateş, Hava, Su, Toprak bir derecede buluşur, toprakta yeşillenme yani yaşam oluşur.

İşte, Hıdrellez denilen yaşamın tecelli etmesidir.

Varlığın oluşumunda etken olan, “Anâsır-ı erbaa” denilen boyut İlyas boyutudur.
“Anâsır-ı erbaa” yani dört unsur; Ateş, Su, Hava, Toprak’tır.

İlyas’ın kavmi, Ba’l putuna tapardı.

İlyas, Ba’l putunu kırmıştır.

Ba’l putu, sahiplik putudur.
Ba’l putu, vücûda benim diyerek, Allah’a ait olan vücûdu kendine nisbet etmektir.

Vücûdun sahibi olan Allah’ı bilemeyen bir kimse, benlik putuna yani Ba’l putuna esir olur.

Hazreti İlyas kavmine benlik içinde olmamayı tavsiye etmişti.

Saffat Sûresi 125: “Her şeyi en güzel olarak yaratanı terk edip, Ba’l isimli puta mı yönelirsiniz?”

Saffat Sûresi 125. âyette geçen ‘Be’l- Ba’l’ kelimesi İbni Abbas, İkrime, Katade ve Süddi gibi bazı müfessirlere göre “Sahip” demektir.
Bu evin Ba’li demek, Bu evin sahibi demektir.

Ba’l putuna tapan, vücûdun nasıl yaratıldığına şahit olamaz.

Hızır ile buluşan İlyas, Ba’l putunu kırdı ve onun ölü gönlü dirildi.

Benlik içinde olan gönül ölü gönüldür.
İlyas ile buluşan gönül Hızır’a kavuşur.
Hızır ile buluşan gönül, diriliğe kavuşur, “Ab-ı hayat”a erişir.

İnsan, vücûdun dört anasırdan oluştuğunu bilmelidir.
O dört anasırdan süzülüp geldiğine şahit olmalıdır.
Kendine asla varlık nispet etmemeli, vücûdun sahibinin Allah olduğunu idrak etmelidir.

Hızır, Ba’l putunu kırdırandır.

Her kim Hızır ile buluştu, onun gönlü dirilmeye başladı.
Her kim hakikati anlamak için, Hızır ile yoldaş oldu, o İlyas oldu.

İlyas olmak ancak Ba’l putunu kırmakla mümkündür.
İlyas olmak ancak Hızır ile buluşmak, onunla yolculuk etmektir.

Gel kardeşim!
Biz de Ba’l putunu kıralım.
Benlikten kurtulalım.
Vücûdun sahibi olan Allah’a teslim olalım.
Ölü gönlümüzü diriltelim.

Gel kardeşim!
Ölü gönlümüzü dirilsin ki, bizim de Hıdrellezimiz olsun.