SAHUR-SEHER

Seher vakti; Güneşin doğuşunun işareti.
Gecenin bitişi.
Sabahın aydınlığı.

Uyanma vakti.
Gecede uyanmak.
Gafletten uyanmak.
Gönül uyanışı.

Sahur, seher, sahire, sahra, sahari, sihir aynı kökten gelen kelimelerdir.

Sahur-seher: Gece uyanıklılığı yani gafletten uyanmak demektir.

Sâhira: Yeryüzü demektir.

Sahra kelimesi buradan gelir, çöl, yeryüzü, anlamında kullanılır.

Nâziat Sûresi 14: “Fe izâ hum bis sâhiret.”

Meâli: 13-İşte tüm varlığın bir güç ile hareket etmesi O’nun tekliğinin göstergesidir.
14- Bu hakikatleri anlayanlar uyanmışlardır.

Sâhire; uyanık göz, hakikati gören göz demektir.

Yeryüzündeki yaşamı, varlığın varoluşunu okuyan kişinin sahur vakti başlamıştır.

İşte hakikatte Sahur; kişinin gafletten uyanıp, kendi varlığının ve görünen varlığın hakikatine ulaşma yolculuğudur.

Gece kalkışı denilen şey; kişinin kendi gecesi olan, cehalet karanlığından uyanma yolculuğudur.

Kendinde kalan, “ben benim” diyen kişi karanlıktadır.

Kendi aslını bilmeyen kişi gaflettedir.

Gafil kişi, kendini bilmeyen kişidir.

Gafil kişi, Allah hakikatine ermeyen kişidir.

Gafil kişi, kendinin ve varlığın sahibini göremeyen kişidir.

Gafil kişi, hakikati göremeyen kişidir.

İşte sahur, gafletten uyanıştır.
Tenlerin ardını görmektir
Gönlün hakikate ermesidir.

Nasıl ki seher vakti, güneşin ilk ışıkları belirmeye başlar ve biraz sonra güneş doğar.

Gönlünde hakikat güneşi doğan kişi gafletten uyanmıştır.

Gönlü sahur edenin, yani gönlü sehere erenin, gönül güneşi mutlak doğacaktır.