ASÂNI BIRAK

Allah, mûsâ’ya bildirdi:
Tutunduğun-dayandığın şeyi bırak, terk et.
Yâ Mûsâ! Düşün neye tutunuyorsun?

“En elkı asâ ke-asânı-tutunduğu şeyi bırak” Kasas Sûresi 31

Tutunduğun, dayandığın şeyler nedir düşün?
Hangi bilgilere göre hareket ediyorsun?
İlme dayalı bilgilere göre mi?
Hurâfelere, bâtıl bilgilere göre mi?

Ya Mûsâ! Dayandığın, tutunduğun, önemsediğin bilgiler nedir?
Nasıl bir inancın bilgilerine dayandın?
Düşün inancın seni ne duruma düşürdü?

Bana şahit eyledi mi?
Bana teslimiyet getirdi mi?
Bana tevekkül etmeyi getirdi mi?

Ya Mûsâ! Dayandığın kibir içeren, gurur içeren o bilgileri terk et.
Tutunduğun, dayandığın o şeyler, seni isyana, fitneliğe, hasetliğe, gıybete, kibre düşürdü.

Senlik benlik getiren o bilgileri terk et.
Kibir içeren her türlü bilgiyi terk et.
Gıybet içeren, fitnelik içeren, ayrımcılık içeren her türlü bilgiye dayanmayı bırak.

İçinde ayrımcılık içeren inancın her türlü bilgisini terk et.
Zulüm içeren her türlü bilgiyi terk et.
Kendini üstün sandıran, başkasına hor baktıran her türlü bilgiye terk et.

Firavunun sarayında beynine, üstünlük, seçilmişlik bilgileri ekildi, bunları bırak, terk et.

Dayandığın o bilgilere artık dayanma, onları terk et.
İnandığın o bilgilerle artık hareket etme.

İlme dayalı bilgilere tutun.
İlim seni hakikatlere götürecektir.
İlim seni varlığın varoluş sırlarına götürecektir.

İlim seni kendi asliyetine eriştirecektir.
İlim seni, Benim ne olduğuma şahit eylecektir.
İlim seni Tevhîd şuuruna erdirecektir.

Dayandığın asâyı, ayrımcılık içeren tüm bildiklerini, taşıdıklarını bırak, artık onlara tutunma.

Yâ Mûsâ! Aklındaki bâtıl bilgileri bırak, seni firavun eden o bilgilerden sıyrıl, seni kibre düşüren her türlü bilgiyi bırak.

Yâ Mûsa! Artık kendine değil, Bana dayan.
Benim ilmine sarıl, benim katımdan gelen seni birliğe erdirecek hakikatlere sarıl.

Allah, Mûsâ’dan hepimize seslendi.

Ey insanoğlu!
İnancını düşün!
Düşün dayandığın, tutunduğun bilgiler nedir?
O bilgiler seni ne hâle koydu düşün?
O bilgiler seni Kâmil insan eyledi mi?
Yoksa, kibirli, çıkarcı, hor baktıran, kendini yüce gösteren biri mi eyledi?

Ey insanoğlu!
Senin dayandığın, ayrımcılıktır, kendi egondur.
Senin dayandığın, kibrindir, gururundur, benliğindir.
Senin dayandığın, bâtıl bilgilerdir.
Senin dayandığın, kendini yüce görmektir, başkasına hor bakmaktır.

Ey insanoğlu!
Artık kendine dayanma, Bana dayan.

Benlik senlik kavgasını bırak, Bizliğe dayan.
Bâtıl bilgileri bırak, ilme dayan.
İkiliği bırak Tevhîde dayan.

Mûsâ’nın kıssasında, Mûsâ kutsal Tuva dağında önce tutunduğu asâyı bırakır.
Sonra Allah’ın al bu asâyı diye bildirdiği asâyı alır.

Tutunduğu asâyı bıraktığında o asâyı bir yılan, bir canavar gibi görür.
Mûsâ çekinir, korkar ve geri çekilir.
Mûsâ anlar ki, tutunduğu, dayandığı bâtıl, kibre dayalı bilgiler, onu nasıl canavarlaştırmış, zalimleştirmiş.

İşte kişi, nasıl canavarlaştığını anladığında, o bâtıl alandan çekinir ve oraya bir daha yaklaşmamak için gayret gösterir.

Bir Kişi Hakk’a ait olan hakikatlere ulaşmadığı müddetçe, kendi bildikleri her zaman onu kibre, gurura, benliğe, kötülüğe, ayrımcılığa sürükler.

Bir kişi, kendi bildiği bâtıl bilgileri terk etmelidir, Hakk’a ait olan ilmi bilgilerle donanmalıdır.

Allah’ın “bu asâyı al” diye bildirdiği ve Mûsâ’nın aldığı âsâ, Hakk’a ait olan ilmi bilgilerdir.

İlme dayalı bilgiler, hakikatlerin kapısının anahtarıdır.
Mûsâ, Hızır ile buluşmadan önce Mukaddes Tuvâ vadisinde, nalınlarını ve âsâsını terk etti.

Mukaddes Tuvâ vadisini; hem insanın vücudu, hem de insanın beyni olarak düşünebiliriz.

İnsanın vücudu, Allah’ın mukaddes şehridir.
İnsanın beyni, Allah’ı idrak edecek olan bir deryadır.

İnsanın beyni temiz olmalıdır ki Allah’a şahitlik etsin.
İnsanın beyni, hem bâtıl bilgilerden hem de dünya hırsından kurtulmalıdır ki, Allah’ın mukaddes şehri olan vücûd şehrine adım atılsın.

İşte o mukaddes şehre adım atabilmek için, nalınlar ve âsâ terk edilmelidir.

Kasas Sûresi 31: “Dayanağın olan o taşıdıklarını, bildiklerini bırak. Böylece o, dayanağı olan o bilip taşıdıklarının bir anlam ifade etmediğini anladı ve kendi anlayışlarından döndü ve geri bakmadı. Ya Musa! Hakikatleri kabul et ve korkma, doğrusu sen emin bir yol üzeresin.”