LOKMÂN SÛRESİ Lokmân

 

1- Elif, Lâm, Mîm

2- Her varlık delilleriyle bir kitaptır. Tüm varlığa hâkim olana aittir.

3- Her varlık hakikate bir rehberdir. Tüm içtenliğiyle Hakk’a bağlı olanlar için bir rahmettir.

4- O kimseler; her an Hakk’a bağlılık şuuru üzere hareket ederler ve temizlenme içinde olup kendilerindekini paylaşırlar ve onlar sonlarına da inanırlar.

5- İşte onlar, kendilerini vücudlandıranın dosdoğru yolu üzeredirler ve işte onlar Özü anlamış olanlardır.

6- Bazı insanlar vardır ki, boş konuşan kimseleri muhatap edinirler. Bir bilgisi olmadan Allah yolundan kendi cehaletlerine saparlar ve onlar hakikatleri önemsememeye sarılırlar. İşte onlar hakikatlerden mahrum kalırlar, sıkıntılar içinde kalırlar.

7- Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman, kibirlenip dönüp giderler, duymamış gibi yaparlar. Sanki onların kulaklarında işitme engelleri vardır. Artık o halde olanlara acı veren sıkıntıları bildir.

8- Muhakkak ki iman edenler ve dosdoğru hakk yolunda çalışanlar, işte onlar tüm tecellilerin Allah’a ait olduğunu anlamanın huzurundadırlar.

9- Devamlı o hâlin içindedirler. Allah’ın vaadi gerçektir. O, tüm değerlerin yüce sahibidir, tüm varlığa hâkim olandır.

10- Göklerin direksiz bir şekilde oluşturulduğunu ve yeryüzünün yayılıp düzenlendiğini, sağlam hareket edebilmeniz için sizin bir denge içinde oluşturulduğunuzu, yeryüzünde her çeşit hayvanın varedildiğini ve semadan sunduğumuz suyu, böylece onunla her türlü bitki, asil türler ortaya çıktığını görüyorsunuz.

11- Bu halkoluş Allah’tandır. O’ndan başka halkeden var mı gösterin bana! Bilakis zalimler, hakikatleri bırakıp apaçık kendi cehaletlerine saparlar.

12- Doğrusu Lokman sunduğumuz hikmet üzereydi. Varlığının sahibinin Allah olduğunu bilip teslim edenlerdendi. Kim varlığının sahibini bilip teslim ederse, o kendini bilip teslimiyet içinde olur. Hakikatleri görmemezlikten gelen kimse ise, teslimiyet içinde olmaz. Muhakkak ki tüm varlığın sahibi, tüm niteliklerin sahibi Allah’tır.

13- Lokman oğluna öğüt verip, şöyle demişti: Ey oğlum! Allah’a ait olan nitelikleri kendine isnat edip şirk koşma. Doğrusu şirk koşmak, elbette kendine yaptığın büyük bir zulümdür.

14- İnsana; anne ve babasına iyi davranmasını bildirdik. Annesi her durumda her yerde onu karnında taşıdı. İki yıl içinde sütten kesilinceye kadar emzirdi. Anne ve babanıza her zaman minnettarlık içinde olun. Dönüşünüz banadır.

15- Bir bilgileri olmadığı halde, eğer seninle ortak koşma hakkında mücadele ederlerse, artık o halde olanlara uyma. Yaşamlarında güzel haller içinde olanlarla beraber ol. Bana dönen kimselerle hakikatin yoluna tâbi ol. Bundan sonra sizin kaynağınız olan Bana dönün, Öyle ki yaptığınız şeylerden hakikatler size her an bildirilir.

16- Lokman oğluna dedi ki: Ey oğlum! Hardal tanesi kadar veya daha küçük bir oluşum olsa, göklerde veya yerde veya kaya içinde nerede olursa olsun, ortaya çıkan her şey Allah’tan gelir. Muhakkak ki Allah tüm hakikatleri incelikleriyle bildirendir.

17- Ey oğlum! Her an Hakk’a bağlılık şuuru üzere ol. Hakikatlere arif ol ve sakın hakikatleri inkâr etme. Sana bir şey isabet ettiğinde sabırlı ol. İşte böylece işleyişi anlamada kararlı ol.

18- İnsanlara suratını asma, yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Muhakkak ki büyüklenme, övünme hallerinde olanların tümünde Allah sevgisi yoktur.

19- Tevazulu bir şekilde yürü. Sesini yükseltme, doğrusu sesini yükselterek, başka sesleri bastırmak doğru değildir.

20- Görmez misin? Sizlerin, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa yayılıp giden her şeyin sahibi muhakkak ki Allah’tır. İçinizde ve dışınızda sizlere nimetleri lütfeden O’dur.

21- İnsanlardan Allah hakkında bir bilgisi olmadan ve yol gösterici olmadan ve nur saçan o varlık kitabını anlamadan tartışıp duran kimseler vardır. Onlara: Allah’ın sunduğu şeylere uyun denildiği zaman, derler ki: Atalarımızdan bulduğumuz inançlara tâbi oluruz. Ya onlar şeytani hallere uymuş, ötekileştirmenin cehaletinin sıkıntılarında kalmış olsalar bile mi?

22- Kim yüzünü bütün benliğiyle Allah’a döner teslim olursa, bütün döngülerin birbiriyle tutunduğu, her şeyin güçlü bir ilişkiyle bağlandığı ve bütün işleyişin Allah’a ait olduğu hakikatini o kavrar.

23- Hakikatleri görmemezlikten gelip örten kimselerin artık o küfürleri seni üzmesin. Onların geldiği kaynakta Biziz ve onlara yaptıkları çalışmalardan bu hakikat her an bildirilir. Muhakkak ki Allah ilmin sahibidir, gönüllerin sahibidir.

24- Kendi çıkarlarında olanlar az da olsa Bizi anlayamazlar. Sonra da onlar Bizi anlayamadıklarından dolayı ağır sıkıntılara maruz kalırlar.

25- Eğer onlara: Yerleri ve gökleri kim yarattı? diye sorsan, elbette Allah derler. De ki: Tüm niteliklerin sahibi Allah’tır. Fakat onları çoğu bilmiyorlar.

26- Yerdeki ve göklerdeki her şey Allah’ındır. Muhakkak ki tüm varlığın sahibi, tüm niteliklerin sahibi Allah’tır.

27- Eğer yeryüzünde tüm ağaçlardan kalem olsa ve denizler mürekkep olsa ve ondan başka yedi deniz daha eklense, Allah’ın ilminin bilgileri yazmakla tükenmez. Muhakkak ki Allah tüm değerlerin yüce sahibidir, tüm varlığa hâkim olandır.

28- Siz tek nefsten başka bir şeyden var edilmediniz, açığa çıkmadınız. Muhakkak ki işittiren, gördüren Allah’tır.

29- Görmez misin? Allah geceyi gündüze birleştirir ve gündüzü geceye birleştirir. Güneş ve ay bütün hepsi belli bir zaman diliminde akar gider. Muhakkak ki Allah yaptığınız şeylerden hakikatleri her an bildirir.

30- İşte gerçek olan Allah’tır ve O’na ait olan hakikatleri bırakıp hurafe olan şeylere yönelmeyin. Muhakkak ki Allah ilmiyle yüce olandır.

31- Göklerde olanların bir sonsuzluk içinde akıp gittiğini görmez misin? O ayetlerini size her an gösterir. Allah’ın nimetlerini anlayanlar bilgelik içindedirler. İşte bu âlemdeki her şey, sabredenler, varlığın sahibini bilip teslim edenler için elbette bir ayettir.

32- Cehaletin gelgitleri onları sardığı zaman, en içten bir halde Allah’a yönelsinler, varoluş yasalarının O’na ait olduğunu bilsinler. Böylece onlar, gerçekleri anladıklarında Bizi tanıyıp necat bulurlar. Bundan sonra onlar vakitlerini boşa geçirmesinler. Hakikatleri görmemezlikten gelenlerden, gaddar olanlardan başkası ayetlerimizi yalanlamaz.

33- Ey insanlar! Sizi vücudlandırana karşı fenalardan sakının, O’na ortak koşmayın. Her an saygı içinde olun. Babalar çocuklarını hakikatlerden karşılıksız bırakmasınlar ve o babasının sunduğu şeylerin karşılığını anlasın, o doğuşun idrakinden uzak kalmasın. Muhakkak ki açığa çıkan şeyler Allah’ın hakikatleridir. Dünya hayatı sizi aldatmasın ve asla Allah’a karşı ego içinde olmayın.

34- Zamanın ilmi muhakkak ki Allah’a aittir. Yağmurun yağışı ve rahîmlerdekinin meydana gelişi O’nun ilmiyledir. Kişi yarın ne kazanır bilemez ve kişi yeryüzünde nerede ölür bilemez. Muhakkak ki Allah ilmiyle hakikatleri bildirendir.