TALÂK SÛRESİ Talâk

 

1- Ey Hakikati bildiren! Nefsini tanıma yolunda olanları bırakacağınız zaman, artık onları hakikatlere uygunluk ölçüsünde belirli bir dönem içinde bırakın ve bir müddet bekleyin. Sizi vücudlandıran Allah’a karşı fenalara düşmekten sakının, ortak koşmayın. Bulundukları makamlardan onları dışarı atmayın. Onlar da apaçık fena hallerde bulunmasınlar, hakikatlerden dışarı çıkmasınlar. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, o nefsini bilmezse, işte o zalimlerden olur. Umulur ki bundan sonra bütün varlıktaki işleyişin, bütün varlığı ortaya koyanın Allah olduğunu anlarsınız.

2- Böylece onlar belirli bir süreye ulaştıktan sonra, artık onları uygun bir halde ya da onları ariflerden olacak, fark edecek bir halde tutun ve sizinle birlikte hakikatlere dosdoğru şahit olsunlar. Allah’ı dosdoğru bilenlerden olun. İşte o hakikatler için her zaman öğütsel konuşun. Kim Allah’a iman ederse ve sonuna inanırsa ve kim fena hallere düşmekten sakınırsa, Allah onu makamlarında yükseltir.

3- O, hiç düşünmediği, anlayamadığı hakikatlerden faydalandırılır. Kim varlığının sahibinin Allah olduğunu idrak edip, bütün varlığıyla teslim olursa, bundan sonra ona O yeter. Muhakkak ki Allah bütün varlıktaki işleyişi gerçekleştirendir, bütün varlığı düzenleyendir ve Allah bütün her şeydeki ölçünün sahibidir.

4- Nefsini tanıma yolunda olanlardan kim kirlilikten temizlenme konusunda umutsuzluğa düşerse, siz de tedirgin olursanız, artık hakikatler açığa çıkıncaya kadar, birliği anlayıncaya kadar onlara yardım edin, bir müddet bekleyin. Onlar temizlenen kimselerden olsunlar ve kendilerine nisbet ettikleri yüklerini bıraksınlar, ecelleri gelinceye kadar hakikatleri taşısınlar. Kim fenalara düşmekten sakınırsa, Allah kendine ait olan tüm varlıktaki işleyişi anlama konusunda ona kolaylık kılar.

5- İşte bunlar size sunulan Allah’ın tüm varlıktaki işleyişinin hakikatleridir. Kim Allah’a karşı fenalara düşmekten sakınırsa, onun fenaları örtülür ve onun hakikatleri anlamadaki karşılıkları artar.

6- Onları hakikatleri anlayıncaya kadar kendi bulunduğunuz makamlarda bekletin ve onlara müşkilleri için yardımcı olun, onları incitmeyin. Eğer onlar hakikatleri taşıyabilirlerse, size verilenlerden onlara verin, hatta yüklerini bırakıncaya kadar onlara vermeye devam edin. Eğer sizden yararlanmak isterlerse, artık onlara onların karşılığını verin. Aranızda bir ariflik ölçüsüyle görüşüp, birbirinize yardım edin. Eğer bir güçlüğünüz olursa, bir başkasının ona yardım etmesine izin verin.

7- O kendi varlığındaki nitelikleri anlasın, nitelikleri sahibine teslim etsin. Ona bir ölçüyle rızkını vereni idrak etsin. Bundan sonra Allah’ın ona verdiği şeyleri infak etsin. Allah bir kimseye verdiği şeyden başka bir sorumluk yüklemez. Allah her zorluktan sonra kolaylığı var edendir.

8- Nice beldelerdeki kimseler; kendilerini vücudlandıranı, tüm varlıktaki işleyişi anlayamadılar ve o hakikatleri gösterenlere de uymadılar. Bundan dolayı onlar, Bizi anlamamakla, bir tutarsızlık içinde tutarsızlıklarda kaldılar ve onlar Bizi anlamamakla, değişik sıkıntılarla sıkıntılarda kaldılar.

9- Böylece onlar çalışmalarında bir vebale uğradılar ve onlar çalışmalarının sonucunda hüsranda kaldılar.

10- Allah’ı anlayamayanlara daha fazla sıkıntılar vardır. Ey hakk üzere aklını işletenler! Artık fenalara düşmekten sakının, Allah’a ortak koşmayın, Allah’ın sizdeki zikrini anlayın, sunulan hakikatlerle iman edenlerden olun.

11- Cehaletin karanlığından hakikatlerin aydınlığına çıkmanız için, inanan kimselerden olmanız ve dosdoğru hakk yolunda çalışanlardan olmanız için, hakikatlerin apaçık açığa çıkması için, Allah’ın ayetlerini resul sizlere açıklıyor. Kim Allah’a iman ederse, dosdoğru hakk yolunda çalışırsa, o huzur bulur, onun makamında akıp giden bir ilim vardır, devamlı o hallerde kalmak vardır. Ona Allah’ın lütuflarından güzellikler vardır.

12- Allah O’dur ki, gökleri ve yeri ve onlardaki her şeyi bir yücelik içinde varedendir. Tüm varlıkta işleyişiyle her an kendini gösterendir. Bilin ki Allah, bütün her şeydeki kudrettir ve muhakkak ki Allah bütün her şeyi ilmiyle ihata edendir.