KADINDAN RESUL VE NEBİ GELMEMİŞ DİYENLER KADINI İNSAN YERİNE KOYMAYANLAR OLABİLİR Mİ?

Kadından Resul ve Nebi gelmemiştir diye söylenir? Peki bu doğru mudur?

 

Kadını İnsan yerine koymayan zihniyetler, kadından Resul, Nebi gelmedi diyenler olabilir mi?

 

Nahl Sûresi 43: Ve mâ erselnâ min kablike illâ ricâlen nûhî ileyhim…..

Diyanet İşleri: Senden önce de ancak, kendilerine vahyettiğimiz birtakım erkekleri peygamber olarak gönderdik.

 

Tevhîd-i Kur’ân Meâli: Senden öncede vahyimizi anlayan kâmil insanlar, Bizi bildirmekten başka bir şey için açığa çıkmadı.

 

Kur’an’da Resul ve Nebiler erkekten olur diye yapılan çevrimden dolayı, kadından Resul Nebi olmaz diye bilinir.

 

Peki, Yûsuf sûresi 109, Nahl sûresi 43 ve Enbiyâ sûresi 7. Âyetlerindeki “El Rical” kelimesinin erkek olarak çevrilmesi doğru mudur?

 

El rical: İleri gelen kişi, Er kişi, Kâmil insan, konusuna vakıf insan, İhtisas sahibi, gibi anlamlara gelir..

Devletin Ricali dediğimiz zaman; Devletin ileri gelenleri, Devleti yönetenler anlamına gelir.

 

124.000 Resul ve Nebi geldiği bildirilir.

 

Peki bunların hepsi cinsiyet olarak Erkek dediğimiz kişilerden mi gelmiştir?

 

Hazreti Havva, Hazreti Hâcer, Hazreti Asiye, Hazreti Meryem bir Resul, Nebi olabilir mi?

 

Resul ve Nebi’ler Er kişilerdi.

 

Er kişi Kâmil kişidir. Bunun erkeklikle ya da kadınlıkla alakası yoktur.

 

Her kim kadın olsun erkek olsun, kendine arif olur, Hakk Halk inceliğini anlarsa işte o kişi”İnsan-ı Kâmil”dir.

 

İnsan-ı Kâmil dediğimiz kişi kadından da erkekten de olabilir.

 

İnsan-ı Kâmil bir makamdır ve o makamda cinsiyet yoktur.

 

İşte İnsan makamına gelende cinsiyet yoktur.

 

Burada sormak gerek; kadın nedir, erkek nedir, insan nedir?

 

Evet, Kur’ân’ı incelediğimiz zaman Kur’ân’ın hiçbir yerinde cinsiyet olarak erkek dediğimiz bir kişiden Resul ya da Nebi açığa çıktığı bildirilmez.

 

Açığa çıkan Resul ve Nebi dediğimiz kişiler “El Rical” Yani Er kişiden yani Kâmil kişiden açığa çıktığı bildirilir.

 

Demek ki Resul ve Nebi kadından da olmaz Erkekten de olmaz.

 

Resul ve Nebi ancak ve ancak İnsan olandan tecelli etmiştir.

 

Yani Resul ve Nebi ancak ve ancak Er kişiden yani Kâmil kişiden tecelli etmiştir.

 

Er kişi İnsan makamına gelen kişidir.

Erkek de Kadın da İnsan makamına gelmeden yaşayıp gitmişse ona beşer denir.

 

İnsan makamına gelen kişi, kendi bedenindeki Öze ulaşmış kişidir.

 

Kendindeki ve tüm varlıktaki Özü anlamış kişi İnsan’dır.

 

İnsan, ten şehrinden Can şehrine varmış kişidir

Can şehrinde kâinatın sahibine Ünsiyet olmuş kişidir.

 

Kur’ân’da ki Meryem Sûresi, Hazreti Meryem’e vahyedildiğinden bahseder.

 

Ve 17. ayette ise Hazreti Meryem’in muhteşem irfâniyetinden bahseder.

 

Meryem Sûresi 17- Sonra da tüm suretleri tutan o sîrete sarıldı. Böylece ruhumuzdan kendine üflediğimizi anladı. Böylece tüm beşeriyeti bir birlik içinde tutan, şekil ve surete bürünenin O olduğunu anladı.

 

Meryem Sûresi Hazreti Meryem’in bir Nebi olduğuna delil değil midir?

 

Allah Kur’ân’da; Hazreti Meryem’e, Hazreti Mûsâ’nın annesine vahyettik derken bu onların Resul ve Nebi olduklarının delili değil midir?

 

Allah Kur’ân aracılığıyla, kadına da erkeğe de “Oku” demiştir. Her ikisine de araştırmayı, öğrenmeyi, Salih amelde olmayı farz kılmıştır.

 

Kur’ân kadın erkek ayrımı yapmaz.

 

Kur’ân İnsana seslenir.

 

Yani kadın dediğimiz erkek dediğimiz kişilerin Özüne seslenir, yani İnsaniyet tarafına seslenir.

Kadını İnsan yerine koymayan zihniyetler, kadından Resul, Nebi gelmedi diyenlerdir.

 

Allah, tüm Resul ve Nebilerin, İnsan tarafına vahyetmiştir.

 

Allah, kadın erkek ayrımı yapmaz.

 

Allah, kadının da erkeğin de “İnsan-ı Kâmil” olmasını irade eder.

 

İşte nice binlerce gelen Resul ve Nebilerden kadın olanlar da vardır, erkek olanlar da.