MAKAM-I MAHMUD VE LEYL-İ TEHECCED

Leyl-i tehecced makamına erenler, Makam-ı Mahmud’a ererler.

İsrâ Sûresi 79:..”Leyli fe tehecced” ….
İsrâ Sûresi 79:..”Makâm-ı Mahmûd”….

Toplumda “Leyl-i tehecced” teheccüd namazı diye bilinir.

Oysa o ayette “Sâlat” kelimesi geçmez.

“Leyl-i tehecced” ayetini gece namazı diye çevirmek ne kadar doğru olur düşünmek gerekir.
Gece namazından maksat nedir çok iyi düşünmek gerekir.

“Leyl-i tehecced” kelimesini inceleyelim.

Leyl; gece, karanlık, gölge, yansıyan nûr, gecenin sahibi, yıldızlardan yansıyan ışık anlamlarına gelir.

Tehecced, hücced kelimesinden gelir.

Hücced; delil, burhan, belge, işaret, ispat, nitelikler, göstergeler anlamlarına gelir.

Leyl’den maksat geceleyin yıldızlardan ışığın yansımasıdır.

Gece gökyüzünde bir ışık gördüğümüzde anlarız ki, orada bir yıldız vardır.

Tabi bu galaksi de olabilir bir evren de olabilir.

Gece yıldızdan yansıyan ışık, yıldızın delilidir, ispatıdır, hüccetidir.

Leyl makamı, Halk makamıdır.

Halk’tan yansıyan nûr Hakk’ın nûrudur.

“Leyl-i tehecced”:
Halk’ta Hakk’ın kendini zâhir etmesidir.
Kendini ispat etmesidir.
Kendini göstermesidir.

İşte cümle varlıktan da Hakk, her an hüccetleriyle kendini ispat eder.

Her varlıktan Hakk, nûruyla kendini ispat eder.

İşte Halk’ta Hakk’ı seyretmek “Leyl-i tehecced” sırrıdır.

Ağacın gölgesini düşünelim, aslında gölge yoktur, gölge ağacın ispatıdır.

Gölge nafile boyutundadır.
Gölgenin aslı ağaçtır.
Gölge Güneş’in durumuna göre oluşur.
Güneş, tam tepede iken ağacın gölgesi ağaçta yok olur.
Ağacın gölgesi yok olur, ama ağaç duruyordur.
İşte nafile boyutu da budur.

İşte tüm varlık, Allah’ın gölgesi mesabesindedir.
Varlık gün gelir yok olur, ama Allah’ın zâtı bâkidir, asla yok olmaz.

İşte, varlığın Hakk’ın gölgesi olma sırrı “Leyl-i tehecced” sırrıdır.

Leyl-i tehecced’in gece namazı diye zevk edilmesi; nasıl ki gece yıldızlar kendini ışığıyla gösteriyorsa, Allah da tüm varlıktan hüccetleriyle kendini gösterir.

Varlıktaki tüm nitelikler Allah’ın hüccetleridir.

İşte hakikatte namaz “Leyl-i tehecced” makamıdır.

Namaz dâimdir, namaza dahil olan, her an Hakk ile Hakk olur.

“Leyl-i tehecced” makamına eren dâim namazdadır.

Namaz:
Hakk ile Hakk olduğunu bilmektir.
Hakk ile bir olduğunu bilmektir
Her an Hakk’a bağlılık içinde yaşamaktır.
Vücûdun her an Hakk’la iletişim içinde olduğunu kavramaktır.
Cümle varlığın Allah’ın zâtıyla kuşatıldığını bilmektir.

“Leyl-i tehecced” makamına erenler, daima namaz boyutuna ererler.

Onların; seyretmeleri, oturmaları, yürümeleri, çalışmaları, konuşmaları, düşünmeleri hep namazdır.

Onlar ne yaparlarsa yapsınlar her an Allah’a bağlılık içinde yaparlar.

Onlar seyirleri;
Halk’ta Hakk’a nazar etmektir.
Baktıkları her varlığa “Semme Vechullah” nazarıyla bakarlar.
Onlar, sûretleri sîretlerden ayırmadan bakarlar.
Onlar, Hakk ile Hakk’a nazar ederler.

Onlar bir yerde otursalar;
Şükür içinde otururlar.
Baktıkları eşyanın özüne bakarlar,
Niteliklerine bakarlar,
O niteliklerin Allah’a ait olan sıfatlar olduğunu bilirler.

Onlar yürüdüklerinde;
Karşılaştıkları her insanın, her varlığın Allah’ın kulu olduğu şuuruyla bakarlar. Allah’ın hiçbir varlıktan ayrı olmadığını bilerek bakarlar.
Allah’ın her varlığı sıfatlarıyla kuşattığını, her varlığı Zâtıyla tuttuğunu bilerek bakarlar.

Onlar konuşurken;
Allah’ı unutmadan konuşurlar.
Allah için konuşurlar.
Ağızlarından çıkan her bir kelimede Allah’ı hatırlatırlar.

Onlar düşünürken;
Allah’ın sonsuz hikmetlerini düşünürler.
Bir aşk içinde, bir şükür içinde, bir tevekkül içinde düşünürler.
Allah hissiyatından ayrılmadan düşünürler.

Onlar dünyalık kaygı, karamsarlıktan geçmiş olanlardır.

İşte onlar her an namaz içinde olanlardır.

İşte onlar “Leyl-i tehecced” makamına erenlerdir.

Leyl-i tehecced’e erenler, Makam-ı Mahmud’u görenlerdir.

Makam-ı Mahmud; tüm makamları içinde barındıran makamdır.

Mahmud; hamd kelimesinden gelir.

Hamd; Allah’a ait olan tüm nitelikler, tüm hikmetler, tüm himmetler anlamındadır.

Varlıktaki tüm nitelikler yani sıfatlar, Allah’ın sıfatlarıdır.

Makam-ı Mahmud, Hazreti Muhammed’in makamıdır.

Muhammed boyutu, Hamd boyutudur.

Muhammed, hamd üzere olan demektir.

Muhammed, Âdem’den Muhammed’e tüm makamları cem eder, içinde barındırır.

Makam-ı Mahmud, Allah’a ait olan tüm niteliklerin geldiği yerdir.

İşte, Leyl-i tehecced makamına erenler, tüm varlıktan yansıyan niteliklerin Allah’ın nûru olduğunu bilirler ve zevk ederler.

Makam-ı Mahmud şuuruyla yaşayanlar, varlıktaki tüm değerlerin Allah’ın değerleri olduğunu bilerek yaşarlar.

Onlar “Hamd” şuuruyla yaşarlar.

Hamd şuuruyla yaşayanlar; tüm varlığın, Allah’ın sıfatlarıyla, fiilleriyle, Zâtıyla kuşatıldığını bilerek yaşarlar.

İsrâ Sûresi 79: “Ve minel leyli fe tehecced bihî nâfileten leke asâ en yebaseke rabbuke makâmen mahmûdâ.”

Meâli: “Sen varlığından geçerek Halk’da Hakk’ı seyret. Umulur ki sen, Rabbinden açığa çıkan tüm varlığın niteliklerinin kaynağına erersin.”

İşte Leyl-i tehecced; kişinin varlığından geçerek, Halk’ta Hakk’ı seyretmesidir.

Makam-ı Mahmud; Halk’ın ve Hakk’ın bir olduğunun zevkine ermektir.