SIR

Sır kelimesi hep duyduğumuz bir kelimedir.

Peki nedir sır?

Sır olan nedir?

Sırlanması gereken nedir?

Saklanması gereken sırlar nedir?

İki kişinin arasında kalan sırlar, kalması gereken sırlar nedir?

Öncelikle Kur’ân’da geçen sır kelimelerini inceleyelim.

Tevbe Sûresi 78: ” سِرّ “,”Sır”

Tarık Sûresi 9: “السَّرَائِر “, “El serâir- Sırlar”

Mümtehine Sûresi 1: ” تُسِرُّونَ “, “Tusirrûn” “Sırlarınız”

Tahrîm Sûresi 3: ” أَسَرَّ ” “Usr, Esr, Eser”: Sırlar, Elif’in sırları, Elif boyutunun sırları.

Zuhruf Sûresi 80: ” سِرَّهُمْ “, “Sırrı-hum-Onların sırları”

İsrâ Sûresi 1: ” أَسْرَى “, “İsrâ, Esry,”

Sırâtel mustakîm kelimesini; sırların yolu, sırlara giden yol diye de çevirebiliriz.

Esrar kelimesi de buradan gelir.
Esrar, sırrın çoğuludur, sırlar demektir.

Kur’ân’da, başlı başına “İsrâ Sûresi” vardır.

İsrâ; sırlar âlemi, sırlara yolculuk, görünmeyene bilinmeyene yolculuk anlamına gelir.

Sır:
Gizli olan.
Gizemli olan.
Görünmeyen.
Rûh.
Bir şeyin ardında olan.
Bir şeyin iç yüzü.
Eşyanın özü.
Bilinmeyen.
Bilinemeyen her şeydir.

Sır:
Bildirilmemesi gereken her şeydir.
Anlatılmayan şeydir.
Gizli olan, görülemeyen şeydir.
İçte olan, dışa çıkan her şeydir.

Rûh boyutu sırdır
Nûr boyutu sırdır
Âmâ boyutu sırdır.
Görünmeyen, bilinmeyen âlem sırlar âlemidir.

Sırlardan bir şey açığa çıksa, açığa çıkan şeyin ardında da sırlar vardır.

Hakikat yolunda sırların bazı bilgileri ehline sunulur.
Sırlar emanettir.
Emanet ehline verilir.
Ehline verilen emanet sırdır.

İki kişinin arasında olan her şey sırdır.
Anlatılmaması gereken her şey sırdır.
Yatak odası sırdır.
Devletin gizli planları, takipleri sırdır.

Geçmiş sırdır.
Geçmişte nice milletlerde yaşayan insanların yaşamı sırdır.

Evrenin oluşumu, kaynağı sırdır.
Evrenin aktığı yer sırdır.
Ahiret sırdır.

Bir kişi, dostum diye bildiği kişiye sır verir.
Bu sır ömür boyu saklanır, başkasına anlatılmaz.

Bu sır ama manevi alanda olur, ama beşeri alanda olur.

Sır saklanması gereken, söylenmemesi gereken bilgidir.

Birinin sırrını özelini saklayan kişi, Erdemli kişidir
Sırrı saklayan Erdemli kimselere “Sırrî” denir.

Bir kişinin kendi özel sırları vardır.
Ailesi ile ilgili sırları vardır.
Dostları ile ilgili sırları vardır.

Allah hakkında sırlar vardır.
Hakikati bilmek isteyen, yetimlik makamına eren bir kişiye, bu sırlardan bazı bilgiler verilir.

Kur’ân’da, “Emaneti ehline verin” (Nisâ Sûresi 58) âyeti, hakikatlere ait olan sırlardan bazıları, sadece ehil kimselere verilmelidir hükmüdür.

Ehil kimseler; yetimlik makamına ermiş, vefâlı, sadık, tevâzûlu, tenezzüllü, şefkatli, merhametli, adaletli kimselerdir.

Onlar asla kibirlenmezler, Hakk yolundan asla ayrılmazlar, zerre kadar menfaat beklemezler.

Allah’a ait olan özel sırlar da vardır.
Allah’ın ilminin sonsuzluğu sırdır.
Allah’ın niteliklerinin sonsuzluğu sırdır.
Bunları kimse bilemez.

Bu âlem sırlar âlemidir.

İnsanoğlu sırlara adım adım kapılar açar, açılan her kapının ardında da sırlar vardır.

Başkasına gizli olan, başkasına söylenmeyen, söylenmemesi gereken her şey sırdır.

Gördüğümüz varlığın ardı sırlar âlemidir.

Sır mutlaka, bilinemeyen, gizli olan şey demektir.

Sır hiç bir zaman bitmez.

Varlığın ötesine yâni sırlar boyutuna adım atan kişinin ulaştığı her bilginin ardından yine sırlar boyutu vardır.
Âlem sırlar içre sırlar taşır.
İnsanoğlu bunları bilmek için yaratılmıştır.
İnsan ne kadar bilirse bilsin, bildiği şeyin ardında yine sırlar vardır.

İnsanoğlu yaşamı boyunca sırlar peşinde koşar.
Bildim dediğimiz şeyin ardında bilinmeyen bir âlem vardır.

Onun için tenezzüllü olmak, bildim, bilirim egosuna düşmemek gerekir.
İnsan, Denizin bir damlasını eline alabilir, Denizi değil.
Eline aldığı bir damlanın içinde de Denizin sonsuz sırları vardır.

İnsan vücûdu Allah’ın sırlar şehridir.
İnsanoğlu, o şehirde sırlara adım atar, ne kadar adım atarsa atsın, o şehir sonsuz sırları taşır.
İnsanoğlunun ulaştığı sırlar Allah’a aittir.
İnsan asla kendine nispet etmemeli, bildim dememelidir.
Çünkü insan ne kadar bilirse bilsin, bildiğinin ardında sonsuz bilinmeyen vardır.

Ölen kimselere “Sırlandı” denir.
Toplumdan kendini uzaklaştıran, bilinmeyen bir yere giden kimselere “Kendini sırladı” denir.

Camın arkasına sürülen siyah maddeye “Sır” denir.
Cam o siyah madde sayesinde aynaya dönüşür.

Aynanın ardına sürülen sır, aynanın ardını göstermez, sırlar.

Ayna insanın yüzünü gösterir.

İnsanın yüzü Allah’ın sırrıdır.

İnsan Allah’ın sırrıdır.

Saf tertemiz bir gönülle yaratılışın ve yaratanın sırlarını arayanlar, mutlaka bazı hakikatlere ereceklerdir.