ALLAH’A İMAN ETMEYENİ ÖLDÜRÜN AYETİNİN MEÂLİ BÖYLE Mİ OLMALIDIR?

 

Tevbe Sûresi 29: Kâtele ellezîne lâ yuminûne bi Allâhi…..

 

Bir çok müellif “katele” kelimesi savaşın diye meâl ediyor.

 

Arapçada savaş; حرب harb kelimesidir.

Katele kelimesi ise başka bir anlam taşır.

 

Katele kelimesi genel olarak öldürmek olarak çevrilir.

 

Bu ayete sığınan çoğu yorumcu; Allah’a iman etmeyenleri, dinden dönenleri, namaz kılmayanları, ibadetlere uymayanları öldürün diye yorum yaparlar.

 

Ve bu ayete sığınırlar: Kâtele ellezîne lâ yuminûne bi Allâhi. yani Allah’a iman etmeyenleri öldürün ya da savaşın diye meal ederler.

 

Allah’a iman etmeyen, namaz kılmayan, dinden dönen, ibadetlere uymayan kafirdir ve öldürülmesi gerekir diye yorum yaparlar.

 

Peki gerçek böyle midir?

 

Mâide Sûresi 32 de: Bir insanı öldüren tüm insanları öldürmüş gibidir derken,

İsrâ Sûresi 33 de: Öldürmeyin, Allah öldürmeyi yasakladı derken, nasıl olur da başka bir ayette “Allah’a iman etmeyenleri öldürün ya da savaşın” diye meâl edilir.

Kur’ân’da ayetler asla birbirleriyle çelişmez gerçeğine göre baktığımızda, akla ilk gelen meâllerde ki manaların tam olarak hakikati yansıtmaması gerçeği karşımıza çıkıyor.

 

Şimdi “katele” kelimesini inceleyelim

 

Katele kelimesi “kata” kökünden gelir.

Kata da “Ka” kökünden gelir.

Ki Kabilin Ka sı da buradan gelir.

 

Kutile, Katale, Kata, Katil, hep aynı kelimeden gelir.

 

Kata: Kesmek, düzeni bozmak, ayırmak, yazık etmek, mahvetmek, ilişkiye bitirmek gibi anlamlara gelir.

 

Kutile öldürmek demek değildir.

Öldürmenin karşılığı “Mat” kelimesidir. Mevt kelimesinden gelir.

Zaten öldüren kişiye de katil denmesinin sebebi, bir vücut düzenini bozmak, bir vücuda yazık etmek anlamında kullanılır.

 

Bir kişiyi öldürene katil denir, çünkü katil işleyen bir sistemi bozmuştur, o düzene yazık etmiştir.

 

Ama onun öldürme ciheti “Mat” etmekten gelir.

Ki bu kelime “Mevt” kelimesinden gelir.

Satrançtaki “Mat” da buradan gelir, Kralın öldürülmesi.

 

Tevbe Sûresi 29: Kâtele ellezîne lâ yuminûne bi Allâhi…..

Tevhîd-i Kur’ân Meâli: Allah’a iman etmeyen kimseler kendilerine yazık edenlerdir……

 

Onun için; Kâtele ellezîne lâ yuminûne billâhi Allah’a iman etmeyeni öldürün anlamında değil,

Allah’a iman etmeyen kimseler kendilerine yazık edenlerdir diye meâl edilmesi Kur’ân’ın manasına daha uygun düşer.

 

Yoksa Allah’a iman etmeyen kimseyi nasıl belirleyeceksiniz.

Kalbleri Allah’tan başkası bilebilir mi?

İman etmiş gibi görünür ama belki de etmemiştir.

İman etmemiş gibi sanılır ama Allah’ın indinde iman sahibidir.

Kalbleri Allah’tan başkası bilemez.

 

Kur’â’n “son nefese kadar insanın zamanı vardır” diyerek bizlere zaman biçer.

 

Kur’ân öldürmeyi değil yaşatmayı emreder.

 

İslam olan kişi yani Müslüman olan kişi Kur’ân’ı en iyi anlayan kişidir.

Hazreti Muhammed’i ve diğer Resul, Nebi’lerin siyerlerini en iyi bilen kişidir.

Müslümanı, elinde kılıç insan öldüren gibi gösterenleri çok iyi tanımalıyız. Onların asıl niyetlerini çok iyi çözmeliyiz.

 

Müslüman: İslam üzere olan yani barış ve huzur üzere olan demektir. O halde olan kişi hep etrafına barışı huzuru sunan kişidir.

 

Hep cihat diye insan öldürmeyi, kafir öldürmeyi başkasını kafir ilan etmeyi anlatanların gerçek maksatlarını çok iyi bilmeliyiz.