İLMEL YAKÎN- AYNEL YAKÎN- HAKKÂL YAKÎN

 

Varoluşu ve Varedeni anlamanın yolu, hissiyatı.

 

Görünen bu âlem nasıl var olmuştur ve nereden var olmuştur ve işleyişi nasıldır?

İlm el Yakîn-İlmel Yakîn:

 

Tekasür Sûresi 5-6: Kellâ lev talemûne ilmel yakîn, le terevunnel cahîm.

 

Meâli: Eğer hakikatleri kesin delilleriyle bilirseniz, elbette cehaletin o benlik hallerini anlayıp tanırsınız.

 

Ayn el Yakîn- Aynel Yakîn

 

Tekasür Sûresi 7: Summe le terevunnehâ aynel yakîn: Meâli: Ardından O’nu aynel yakîn görüp anlayacaksınız.

 

Hakk el Yakîn- Hakkâl Yakîn

 

Vakıa Sûresi 95: İnne hâzâ le huve hakkul yakîn

Meâli: Muhakkak ki kesin olan o gerçek elbette budur.

 

İlmel Yakîn:

 

Tüm kâinat kitabı Allah’ın ilminin yazılı olduğu sayfalardır.

Hakikatler kâinat kitabında satır satır yazılıdır.

Her varlık ilmin sonsuz sayfalarıdır.

 

Varoluşu ve Varedeni anlamak, ancak ve ancak varlık kitabındaki ilmi okumakla, anlamakla mümkündür.

 

İlim Allah’ın âlim sıfatının tecellileridir ve tüm varlık bu ilimle açığa çıkar, varlık sayfalarında hep o ilim yazılıdır.

 

Kişinin Hakkı kesin delilleriyle bilmesi, kâinattaki matematiksel sistemi, fiziksel, kimyasal, biyolojik işleyişi idrak etmesiyle mümkündür.

Varoluşu ve her an devam etmekte olan varoluşu anlamak varlıktaki ilmi işaretleri okumaktan geçer.

 

İşte İlmel yakîn; kâinatta her an olmakta olan tecellileri idrak etme boyutudur.

Varlığın beşeri sistemi olan, fiziksel, kimyasal, biyolojik işleyişi okumak, anlamak İlmel Yakîn boyutudur.

 

Varlıktaki fiziksel işleyişi, fizikten çıkan kimyasal işleyişi, kimyadan çıkan biyolojik işleyişi, biyolojiden çıkan bedenleri ilimsel boyutta incelemek İlmel Yakîn boyuttur.

 

Her varlıkta ki işleyişin ilimsel boyutu o varlığın varoluşunu bizlere gösterir.

Misal; Gözün varoluşu ve gözün görmesi ilimsel bir işleyiş iledir.

 

Aynel Yakîn:

 

Ayn kelimesi; bakış, göz, zat, benzer, seyretmek, tıpkısı, kendisi, aynısı demek gibi birçok anlamlara gelir.

 

Kişi, her varlıkta Hakka ait olan aynılıkları müşahede ettiğinde yani şahit olduğunda yani gördüğünde bu makamı anlar.

 

Varlık farklı farklı görünsede her varlığı tutan aynılık vardır.

Yani şöyle örnek verirsek, elektrik lambada da, fırında da, buzdolabında da aynıdır.

 

İşte her varlıkta olan Ruh aynıyla Hakk’a aittir.

Ruh’dan açığa çıkan fiil ve sıfatlar tüm varlıkta aynıyla Hakk’a aittir.

Tüm bedenleri tutan Hakk ayniyle Hakk’tır.

 

Hangi varlığa bakarsak bakalım, her varlıkta aynılık dereceleri vardır, her varlığın içinde ki işleyiş, sıfatlar birbirinin aynısıdır tüm varlığı tutan Zât aynıdır.

 

Hallacı Mansur bu zevkle “Enel Hakk” dedi.

Aynîyle bu kainat “Zatı Mutlak”ı gösterir.

 

Ayn makamında talebe Ruh sırrına vakıf olur, bilir ki kendindeki ve varlıktaki Ruh aynıyla Hakk’tır

 

Hakkâl Yakîn:

Hakkâl Yakîn Nur boyutudur.

Yani damlanın deryadan, deryanın damladan ayrı olmadığı boyuttur.

Muhammed makamıdır.

Halk makamıdır.

“Allah ile Muhammedi gördüm bir vücud” sırrı buna işarettir.

Talebe hakk halk sırrına vakıf olur.

İşte bu kainat halkiyet sırrıdır ve hakk ile kaimdir

Hakkel yakin, halk ve hakk birbirinden ayrı değildir.

Halkiyette hakk vardır. işte kesin olan gerçek halk hakk yakınlığıdır, aynılığıdır

Bir göz Doktoru düşünelim.

Doktorun gözü anlamak için gözü hücre hücre incelemesi İlmel Yakîn boyutudur.

Gözün görme sırrına ve tüm gözlerin aynıyla birbirine benzemesine Aynel Yakîn boyutudur.

Gözü oraya takan kimdir,o gözden görme tecellisi kime aittir hakikatine ulaşmasına Hakkâl Yakîn boyutudur.

İşte kişinin Nefs yani bedenini ilmen incemelesi, bedenindeki işleyişin ve sıfatların ve bedenini tutan kuvvenin incelenmesi İlmel Yakîn boyududur.

 

Tüm bedenlerin geldiği âlem olan Ruh ve tüm bedenleri ayakta tutan Ruh boyutu Aynel Yakîn boyutudur.

Ki Allah ayetinde” nefahtu fîhi min rûhî” “Ruhumdan üfledim”der.

 

Görünen bu alemi anlamanın yolu İlmen Yakîn yoludur

Varlığın bir biriyle aynılık derecesinde yakınlığı ve aynı kaynaktan gelişini hissetmenin yolu da Aynel Yakîn hissidir

 

Tüm varlığı tutan Hakk boyutu da Hakkâl Yakîn zevkidir.

 

İşte İlmen Yakîn;Tecelliler boyutu olup, bu boyut, varlığın var oluşunun ve işleyişinin boyutudur.

Varlığın varoluşu ve işleyişi fiziksel, kimyasal, biyolojik işleyişle mümkündür.

İşte bunları anlamak “İlmel Yakîn” boyutudur.

 

Aynel Yakîn ise; Ruh boyutudur.

Tüm varlığın geldiği kaynak Ruh boyutu olup, tüm varlıktaki Ruh Hakk’ın Ruhudur.

Onun için ayette” nefahtu fîhi min rûhî” “Ruhumdan üfledim”der.

İşte tüm varlıkta olan Can aynıyla aynı Candır.

 

Hakkâl Yakîn boyutu ise;Nur boyutudur.

Ruh boyutunun geldiği âlem, Nur boyutudur.

Nur Sûresi 35 de: Nur üzere Nur, Allah yerlerin ve göklerin nurudur,ayeti bu hakikati işaret eder.

Her varlıktaki Nur Hakk’tır

Cümle varlıktaki Nur Hakk’tır

Her varlıktaki Nur ile, Cümle varlıktaki Nur tek nurdur ve Hakk’tır.

Her varlıktaki damla nura Muhammed,

Cümle varlığı tutan tek Nura Allah denir.

“Kendi nurumdan seni, senin nurundan âlemi yarattım”hakikati bu boyutu işaret eder.

Her varlıktaki Nur, Muhammed nurudur, Muhammed makamıdır

“Allah ile Muhammedi gördüm bir vücud” sırrı buna işarettir.

Kim ki bu makamın zevkine ulaşırsa o kişi Muhammedî şuur üzere yaşar.

 

inşAllah bu hakikatleri aşkla, sadâkatla, samimiyetle idrak etmeye, zevk etmeye çalışırız.